BİLİNÇLİ ARICILIK

20 Aralık 2009 Pazar

HAFTA SONU ARILIKTAYDIK

Arıcı Ali Arslan Bey karda kışta arılıkta, tabi ki ben de.


Kovanlarda polen durumu iyi stok var. Kovanlar kar içinde polen geliyordu

Yerde kar olmasına rağmen hava güzeldi. Ali beyle beraber kovan kontrolü yaptık. Yavru durumu iyi en az 3 en fazla 6 çerçevede yavru var. Kovanlara kek koyduk. Bal durumu zayıflamıştı.


Arılarına kavuşunca ve durumdan memnun kalınca arıcı Ali Bey gülecek tabi.

02 Ocak 2008 Çarşamba

ARI YETİŞTİRİCİLERİ BİRLİKLERİ

Arı yetiştiricileri birlikleri nedir? Ne amaçla kurulmuştur? Kime hizmet amaçlanmıştır. Arı yetiştirme birlikleri ülkemizde amaçlarına ulaşabilmiş midir? Arıcılar arı yetiştiricileri birliklerinden memnun mudur? Arı yetiştiriciler birliği ana sözleşmesini hakkında bilgi vereceğim.

Arı yetiştiricileri birlikleri, damızlık ana arı, ana arı, arı ve arı ürünleri üretmek, pazarlamak ve ıslah çalışmaları yapmak üzere il düzeyinde kurulmuştur. Birliğin çalışma bölgesi il hudutları dahilindedir. Ancak ilinizde arı yetiştiricileri birliği yoksa komşu ilin arı yetiştiricileri birliği ne üye olabiliyorsunuz ve gezgin arıcılar bulundukları arı yetiştiricileri birliklerinden faydalanabiliyor.

Birlik üyeleri ile koordinasyonları sağlayarak üstün verimli arıların yetiştirilmesi için; gerek yurt dışından ithal edilen, gerek yurt içinde yetiştirilen ve gerekse yerli ırkların genetik potansiyellerinin geliştirilmesi, verimlerinin arttırılması, bunların damızlık arı ana arı kayıtlarının tutulması, arıcılık teknik uygulamaları yapmakla önderlik yapılması, arıcıların faaliyetlerinde yardımcı olunması, arılarla ilgili sağlık hizmetlerinin yürütülmesi ve sigorta işlemlerinin yapılması, üyelerin eğitimlerinin sağlanması, üyeler arasında yarışmalar düzenlenmesi, ihtiyaçlarının temin ve tedariki ile üretimin yurt içi ve yurt dışında pazarlanması, ürünlerin değerlendirilmesi için gerekli tesislerin kurulması, işletilmesi gibi hususlar arı yetiştirici birliklerinin amaçları arasında gösteriliyor.

Arı yetiştiricileri birlikleri, aşağıdaki konu başlıklarında faaliyet gösteriyor.

1-Üyelerin çıkarlarını korumak, yasa ve yönetmenliklerde belirtilen amaçlarını gerçekleştirmeleri doğrultusunda faaliyetleri yönlendirmek.
2-Arı kolonisi ve ana arı ve damızlık ana arı faaliyetlerini yürütmek.
3-Veteriner hekim denetiminde üyelerin arılarının sağlık hizmetlerini vermek, hastalık teşhis ve tedavisine yönelik arı sağlığı ile ilgili ilaç ve malzemeleri temin etmek ve dağıtmak.
4-Bedeli tutarında üyelerin damızlık materyal, alet ve ekipman ve diğer ihtiyaçlarını sağlamak ve dağıtmak.
5-Üyelerin mesleki eğitimini sağlamak, bilgi ve becerilerini artırmak ve bunun için kurs, seminer vb. tertiplemek, göze ve kulağa hitap eden çalışmalar yapmak, her türlü basın ve yayın organlarıyla haberleşmeyi sağlamak.
6-Üyeler arasında dayanışmayı sağlamak.
7-Yurt içinden ve yurt dışından sağlanan damızlık ana arılar kullanarak ıslah programları ile her türlü faaliyet için gerekli kadro ve ekipmanları oluşturmak, gerekli hallerde ıslah materyallerini üretmek için bakanlık izniyle veya ruhsatlı laboratuar kurmak, bu konudaki bilgileri yetiştiricilere duyurmak, kullanımlarına imkan veren sistemi geliştirmek.
8-Arıların bakım ve beslenmesi ile ilgili her türlü teknik ve idari tedbirleri almak veya aldırmak.
9-Üyelerce yetiştirilen damızlık ana arı, ana arı ve kolonilerinin satışını organize etmek, yetiştirilen eko tipleri tanıtmak.
10-Üyelerin yetiştirdiği ürünlerin değer fiyatı satışını sağlayacak her türlü pazarlama organizasyonları, ürün işleme ve girdiler ile ilgili tesisler kurmak, kiralamak ve işletmek.
11-Arı kolonileri ile ilgili her türlü sigorta hizmetlerini yapmak veya yaptırmak.
12-Kredi temini konusunda üyelere yardımcı olmak.
13-Damızlık ana arı, ana arı üretimi ve yetiştiriciliğin gelişmesi konusunda gerekli tesisleri kurmak, ortak olmak işletmek ve gerektiğinde bu işler için şirket kurmak.
14-Yetiştiricilerin arılarını gezdirme, konaklama ve nakliye sorunlarını çözmek ve organize etmek.
15-Ballı bitkilerin ekim, dikim ve korumasında aktif görev almak.

Yukarıdaki birliğin faaliyet konularını okuyunca arı yetiştiricileri birliği ne güzel bir birlikmiş, iyi ki kurulmuş diyorsunuz.

Aynı il hudutları içinde ikamet etmek kaydıyla, en az 50 koloniye sahipseniz, bakanlıktan ana arı üreticisi sertifikası almış ve ana arı üretmeye devam ediyorsanız, arıcılık konusunda faaliyet gösteren kurum ve kuruluşunuz varsa, arı yetiştiriciler birliklerine asil üye olabilirsiniz.

Eğer 50 adet koloniniz yoksa arı yetiştiriciler birliklerine aday üye olabilirsiniz. Aday üyeler oy hakkına sahip olmayıp, alacakları hizmetleri, asil üyelere uygulanan ücretlerden azami % 30 fazlasına yararlanabilirler. Asil ve aday üyeler vekâlet veya temsil yoluyla oy kullanamazlar.

Kuruluş aşamasında kurucu üyeler ana sözleşmeyi imzalayarak, sonradan girişte ise üyelik taahhütnamesi vermek suretiyle, üyelik hak ve ödevlerini kabul ederek, arı yetiştiriciler birliklerine üye olabilirsiniz. Birlik yönetim kurulu, üyelik için başvuruyu inceleyerek, bir ay içinde olumsuz veya olumlu cevaplar. Olumlu ve olumsuz cevap verilmediği takdirde, talepte üyelik için bulunan, birlik denetçileri aracılıyla genel kurula baş vurabilir. Genel kurulun kararı kesindir. Birliğe kabul yönetim kurulu kararı ile olur. Yönetim kurulu ana sözleşmede belirtilen üyelik şartlarını taşıyan yetiştiricileri üyeliğe kabul etmek zorundadır.

Üyeler kendi istekleriyle üyelikten çıkabilirler. Üyelikten çıkma birlik yönetim kararıyla olur. Geçerli bir nedeni olmayan üyeler, üyelik asgari süresi olan iki yılı doldurmadan önce, üyelikten çıkmak için başvuramazlar. Ayrıca birliğin mevcudiyetinin tehlikeye düşmesi gerekçesiyle yönetim kurulu çıkma taleplerine sınırlandırma getirebilir. Bu sınırlandırma iki yılı aşamaz.

Kanun, yönetmenlik ve ana sözleşmede yer alan yükümlükleri yerine getirmeyenler, birlik aleyhine faaliyet gösterenler, birliğin kefaletiyle temin edilmiş kredi ve yardımları birlik talimatı dışında kullanmış olanlar, birlik üyeliğinden çıkarılabilir.

Ana sözleşmede gösterilmeyen nedenlerle üyeler üyelikten çıkarılamaz. Üyelikten çıkarılma, birlik yönetim kurulu geçici ihraç şeklinde olur. Bu karar, yapılacak ilk genel kurulda kesin karara bağlanır. Üyeler, çıkarılma kararına tebliğ tarihinden itibaren üç ay içerisinde, birliğin bulunduğu adli mercilerde iptal davası açabilirler. Üç ay içerisinde mahkemeye başvurmayanların, itiraz edilmeyen çıkarılma kararı kesinleşir. Genel kurulu kararı gerektirmez. Haklarında çıkarılma kararı kesinleşmeyen üyelerin hak ve yükümlülükleri çıkarılma kararı kesinleşene kadar devam eder. Çıkarılma kararı gerekçeler ile birlikte tutanağa ve karar defterine yazılır.

Birlik yönetim kurulu uygun sürelerde yapacağı iki tebligat veya ilanla aidat yükümlülüklerinden borçlu veya diğer ödemelerle yükümlü bulunan üyesinden bu yükümlülüklerini getirmesini ister. İkinci tebligatta verilen süre içerisinde bu yükümlülüklerini yerine getirmeyen üyenin üyeliği kendiliğinden düşer. Üyeliğin düşmesi, ana sözleşme veya diğer nedenlerden doğmuş borçlarının yok olmasını gerektirmez. Üyelikten düşmede genel kurul kararı gerektirmez. Birlikten çıkan, çıkarılan veya üyeliği düşen üyelerden üyelik zamanlarına ait zararlarından dolayı sorumlulukları ayrıldıkları tarihten itibaren iki yıl devam eder.

Üyelikten çıkmış olan yetiştiriciler, çıkma nedeni ortadan kalktıktan sonra tekrar üye olabilirler. Birliğe girmede üyeliğe kabul şartları aranır. İki defa üyelikten çıkan, çıkarılan veya üyeliği düşen üye bir daha birliğe alınmaz.

Birliğin üyeleri, genel kurul tarafından belirlenen giriş aidatı, katılım payları ve yıllık aidatları ödemekle yükümlüdürler. Giriş aidatı, bir kereye mahsus olmak üzere, üyelik başvurusu yapılarken peşin olarak ödenir. Aidatlar her ayın başında ödenir.

Birliğin mali durumunu bilerek birliğe yeni üye olanlar, birlik borçlarından diğer üyeler gibi sorumlu olurlar.

Ülkemizde mazisi yeni olan arı yetiştiricileri birlikleri arıcılar için bulunmaz bir nimet olmuştur. Vatandaşın arıcılığa başlaması ile ilk karşılaştığı ve güvenle yaklaşacağı arı yetiştiricileri birlikleri, arı ürünleri, malzemeleri satan yerler ve marangozlardır. Diğer kişiler de arı teknikerleri, ziraat mühendisleri, veterinerler ve arıcı arkadaşlardır.

Arı yetiştirici birliklerine üye değilim. Bu birliğe üye olmayı düşünmüyorum. Yirmi beş kolonim var ve asil üye olup yönetime katılamıyorum. Koloni sayısını fazlalaştırmak bir yere azaltmayı düşünüyorum. Arıcılığı ek iş olarak yaptığımdan dolayı koloni sayısı boş vakit yetersizliği dolayısıyla fazla geliyor. İki karpuz bir koltuğa sığmıyor. Koloni çoğaltın diyorsunuz? Ne yani arı yetiştiricileri birliklerine asil üye olayım diye koloni sayısını artırayım mı? O zaman yüz koloni yapalım. Yüz kolonisi olana da emniyet silah bulundurma ruhsatı veriyor. Şu anda birliğimiz benim aradığım kalitede bana hizmet veremiyor. Bu şuna benziyor: Bir kurumda çalışan müdür ve memur aynı sendikaya üye olsalar ne olur ki. Kurumda çalışan müdür, memurun sendikaya üye olmadan önce de hak ve hukukunu korumuyorsa, sendikaya üye olmanın anlamı var mıdır? Sendika mı memurun hakkını koruyacak. Kaliteli hizmet alamadığım bir yere neden boşu boşuna aidat ödeyip, oy kullanamadığım halde, birliğin yaptığı işlere, borçlara ortak olayım? Ödeyeceğim aidat bana indirim olarak yansıyacaktır ama ben kalitesiz hizmeti ne yapayım?

Ülkemizde çok değerli arı yetiştiricileri birlikleri başkanları var. Bu işi para kazanmak için değil, arıcı arkadaşlara hizmet için yapıyorlar. Onlara teşekkür ediyorum. Ülkemizdeki arıcı sorunlarının kaynağının temelinde bu arıcılığı ek iş olarak yapmak yatıyor. Arıcılık sorunları insan kaynaklıdır. Onlara da hak veriyorum, arıcıların sorunlarıyla ilgilenmekten belki kendi arılarına bile bakamıyorlar. Fakat elit arıcı arkadaşlar bu arı yetiştiricileri birliklerinden yararlansalar da, yine de arı yetiştirici birlikleri ülkemizin faydasınadır. Yine de arı yetiştiricileri birliklerine sahip çıkmaya çalışalım…
Bir yorum:
Ballı Baba dedi ki...
Değerli kardeşim bu kadar maddeyi sıraladında, 50 kovandan az arısı olanlar birliğe aday üye olarak kaydolur hizmetlerden faydalanır, katılın payı ve aidat ödemezler, sadece seçme ve seçilme hakları yoktur. Bu ayrıntıyı görmedin mi? Sen birliğe üye ol faydasını göreceksin merak etme...

03 Eylül 2007 Pazartesi

YA BİZE ARICILIĞI YANLIŞ ÖĞRETİYORLAR, YA DA BİZ ARICILIĞI YANLIŞ YAPIYORUZ

Arıcılık erkek, kadın, genç, yaşlı gibi farklar gözetmeyen, arı halinden anlayan herkesin yapabileceği bir meslekmiş. Yahu gözü görmeyen beli tutmayan yaşlı vatandaş nasıl günlük yumurtaları görecek ve bu yaşta 20–30 kg ağırlık kaldıracak merak ediyorum. Kadın da öğle sadece yardımcı olabilir. Arılara körük vurur sadece. Arıcılık öncelikle ekip işidir. Tek başına bir kişinin yapabileceği bir iş değildir. Arıcılarımızın kaç tanesi eşini ve çocuklarını arılığa götürebiliyor. Gençlerimiz arılara sokulmak istemezler. Güzellikleri bozulur. Ailece arıcılık yapan nadir insanlar vardır. Onlar da gezgin arıcılardır. İnsanı arıcılıkta iş değil yalnız bırakılmak yıldırmaktadır. Eşimi arılığa götürüyorum evde yemek olmuyor. Götürmüyorum bu defa ben zorlanıyorum. Ayrıca evinde küçük çocuğu olan eşini nasıl arıya yardım için götürebilecek. Eşime sordum ben bugün ölmüş olsam arıları ne yaparsın dedim. Cenazeni kaldırır ucuz pahalı satarım dedi. Çocukta baba arıları sat taksi al pikniğe gidelim diyor. Çocuğu bazen arıya bin bir nazla götürüyoruz. Biz arıya gittiğimizde çocuğa başka biri bakıyor. Arı ve arı ürünlerine karşı alerjisi olan arıcılığa hiç başlamamalıdır.

Arıcılık mesleği içinde birçok meslek barındırmaktadır. İyi bir arıcı olmak için marangoz olacaksın, kendi kovanını çerçeveni kendin yapacaksın, kovanları tamir edeceksin. Boyacı olacaksın kovanı, ballığı kendin koruyucu çekip boyayacaksın, malzemelerin uzun ömürlü olması için gerekecek. Şoför olacaksın kendi aracını kendin kullanacaksın, arılığa ulaşımda gerekecek Araştırmacı olacaksın arıcılık bilgilerini geliştirecek teknolojiyi arılığa getirmeye çalışacaksın, arıcılıktaki gelişmeleri takip etmek için gerekecek. Hamal olacaksın, çünkü kovanları ve 25–30 kg ballık kaldırıp indireceksin. Arıları nakilde ve günlük arılık işlerinde gerekecek.Planlamacı olacaksın, yapılacak işleri zamanında yapmaya çalışacaksın, kısa ve uzun vadedeki işlerini planlamakta gerekecek. Pazarlamacı olman gerekecek, balları parekente sen satacaksın veya toptan bedava vereceksin, Ürettiğin ürünleri pazarlamada gerekecek. İyi hatip olacaksın, Her türlü arıcılık malzemeleri edinmede, arı ürünleri pazarlamada, bilgi paylaşımında gerekecek. Bir veterinerin arı ile ilgili bildiğini ve fazlasını bileceksin, arı hastalık ve zararlıları ve hakkında bilgi edineceksin ve tedavi edeceksin. Bilgisayar kullanıcısı olacaksın arıcılık bilgilerini bilgisayarda takip etmek, İnternetten yeni gelişmeleri takip edip, arı dostları ile iletişim kurmak için gerekecek. Fotoğrafçı olacaksın arıları görüntülüyeceksin. Kameraman olacaksın video çekimleri için gerekecek. Arıcılık hava durumu ile çok ilgilidir. Meteoroloji uzmanı olacaksın. Arılarına yapacağın her türlü müdahale için gerekecek. Olayları iyi analiz edeceksin, Yaptığın işlerin doğrularını ve yanlışlarını görmekte gerekecek. İyi gözlemci olacak, bitki florasını takip edecek, çiçeklerin ne zaman açtığın bileceksin. Petekli bal kesme becerisi olacak, paketlemeyi pratik olarak bileceksin. İyi bir arıcı olacaksan… Vefakâr, cefakâr çalışkan bir eşe ve çocuklara sahip olacaksın! Arıcılık Bol para, masraf ve malzeme gerektirir. Ağırlık kaldırılacağından güçlü kuvvetli olmak gerekir.

Çok zaman ve masraf gerektirmeyen, çok yer işgal etmeyen, kovan başına varınca sabır ve sakince, yavaş hareke eden, kovan içine nefesini vermeden ve kısa zamanda işini bitirmesi gerektiğini bilen herkes arıcılık yapabilirmiş. Çok zaman gerektirmeyen bir işmiş. Arıcılık az emek isteyen bir iş koluymuş. Arıyla ilkbahar, yaz sonbahar mevsiminde haftanın muayyen günlerinde her kovanda 5- 10 dakika uğraşmak yeterliymiş. Masraf olarak kovan temin masrafıyla 1–1,5 kg. hazır petek ve 3–5 kg. da şeker masrafı varmış. Geç onu kardeşim. Arının bakımı bebek gibidir. Öncelikle arıcılık yapmak istiyorsan; arıcılık sabır işidir, sabır gerektirir, günlük değişime uğrar ve her arı farklılık gösterir. Arının sokması insanı meslekten soğutur. Riskli çok yüksek bir meslektir. Bal eve gelmeyince balım var demeyeceksin. Kışlatana kadar arının işi bitmiyor ki. Her şeyi problem, sanki bütün hayvanlar arın düşmanı. Çerçeve çak, petek tak incik boncuk şeyler ama vakit alıyor. Bal ile evde de mücadele devam ediyor. Petek güvesi oluyor. Arıcılık yapacaksan boş vaktin çok olacak.

Çok masraf gerektirmezmiş, az yer işgal edermiş. Arıcılığa başlayınca elinde bulunan malzeme kadar yedek malzeme gerekiyor. Mesela 30 kovanın varsa yedek 15 kovan bulunacak. Arıcılık yapmak istiyorsan ev kendinin ve geniş olacak. Malzemeleri koyman için bir oda bulunacak. Arılığa malzeme ve ulaşım için araban olacak. Arılığın olduğu yerde bahçen veya bahçe ağaçları olacak. Terazin, bal süzme çadırın, süzme makinen vs arı ile ilgili malzemelerin mutlaka bulunacak. Bunlar hep para gerektiriyor. Aldığın malzemeler peşin sattığın bal veresiye. Arıya edilecek masrafın sonu yok ki.

İsteyen herkes evinin bahçesinde 2–3 kovana bakabileceği gibi, işe ticari boyut katıp bu sayıyı kovanları bölerek rahatlıkla 20–30 kovana çıkartabilirmiş. Evinde 2–3 kovan bakan arıcı arıyı önemsemiyordur bile. Arıyla ilgilenecek boş vakti de yoktur. Ticaret boyutu katsa sayı 60 kovan ve üzeri olmalıdır. 2–3 kovanla arıcılık yapılabilseydi her hane de arı bulunması gerekmez miydi? Herkesin yapabileceği bir işmiş. Öyle olsa idi hemen hemen her hanede mutlaka boş kovan bulunmakta ve bu kovanlarda arılarda bulunurdu. Arıcılık yapsın veya yapmasın vatandaşın arı ile anlatılacak mutlaka anıları bulunmaktadır.

Arıcılık diğer mesleklere göre masrafsız bir işmiş. Lokanta açmak için şu kadar para gerekiyormuş. Arıcılıkta masrafsız yapılamıyor. İlk arıcılığa başlayan üç yıl malzemeye çalışıyor. Diğer yıllarda yevmiyesini kurtarabiliyorsa kurtarıyor. Gezgin arıcılar ise bir yerden aldığı balı, paraya çevirmek için şeker fiyatında da aşağı satarak sürümden kazanıp piyasayı düşürüyor. Piyasa standart dışı bal ile kaynıyor. Ballarımız gümrüklerden dönüyor. İş yeri açmak için dükkan vs. gerekiyormuş. Yaz aylarında yurdumuzun dört köşesinde, meralarda, ormanlarda kısaca her yerde nektar serveti akmakta, ziyan olmaktaymış. Nerede kardeşim 7 km çapında bir alanda 100 arı gerekirken 300 arı kolonisi bulunduruluyor. Nektar bir yana varroayla mücadele yapıyoruz. Arılar kendi masrafını kurtarmıyor ve şerbetle destekleme zorunda kalıyoruz.

Arıcılığın gelişmesi için gerekli her şey memleketimizde mevcutmuş. Dışarıdan bir şey getirmeye gerek yokmuş. Hadi canım, Arı malzemesi satan yerlerde istediğimiz malzemeleri bulamıyoruz. Ucuz satmak için malzemeden çalıyorlar. Bu malzemelerle de arıcılık yapılamıyor. Kovanlarda arı kışlamıyor sönüyor. Arı elbisesi ince arı sokuyor. Çocuklara maske ve şalvar bulamıyoruz. T.s.e.li kek varken kendi yapmış oldukları keki satıyorlar. Acemi arıcıları kandırıyorlar. Kullanılmayacak malzemeleri satıyorlar. Bu ilaç arıcılarda tuttu diye övüp getirdikleri ilaçları satıyorlar. Arı malzemesi satan yerlerde arı işaretleme kalemi bulamıyoruz. Arıları işaretleyemediğimiz için ana arıyı bulamakta zorluk çekiyoruz. Bal çadırı satıyorlar sözde, alçak ve standartlara uymuyor ve birçok malzemesi de eksik. Vatandaşları yanlış bilgilendiriyorlar. Mobilyacıya malzeme alıp ölçü veriyoruz. Mobilyacı pahalı yapıyor ve ölçüleri kaçırıyor, bazen de hiç uğraşmıyor. Arı malzemelerini tekrar tamir ediyoruz ve uğraşıyoruz. Zaman kaybı ve masraf oluyor.

Birde arıcılık malzemeleri satan yerlerin arıcılığa yeni başlarına gerekli olacak malzemeleri değil de lüzumsuz malzemeleri satmaları masrafı artırmaktadır. Kullanmadığım sır bozma bıçağını verdiler bunun yerine teknolojiyi takip edip bal bozma rulosunu getirip satsalardı. Yok, efendim erkek arı kapanı, eşek arısı kapanı kullanmıyorum ki evde çürüyor. Geçen yıl süzme makinesi almak için gittiğim de bana 4 lü iyidir,2 li ne yapacaksın dediler. Ellerindeki 4 lü süzme makinelerini satmışlar ve ikili getirmişler şimdi 2 li güzeldir,10 arı için 4 lüyü ne yapacaksın değip 2 li süzme makinesi satıyorlar.

Arıcılar birbirlerini rakip görüyor. Bilgi paylaşımı arıcılar arasında pek yok. Bildiğim kadar ülkemizde iki adet arıcılık yüksek okulu var ve o da iki yıllık. Arıcılık kursları açılsa da duyurular veya kursiyer sayısı yetersiz kalıyor. İstediğimiz ana arı getirilmiyor veya ana arı teşvikinde para yerine malzeme veriyor. Birçok arıcı ana arısını kendi üreterek bu sorunu çözmeye çalışıyor. Kulaktan duyma bilgilerle arıcılık yapılmaya çalışılıyor. Arıcılık konusunda yazılan kitaplar yetersiz ve 7.-8.baskıları ve her konu yok. Arıcılığın zorluğunu gören bırakıyor. Ziraat bankası kovan başı 50 ytl kredi veriyormuş, birde kefil istiyor. Kefil olduktan sonra daha fazla çekerim. Bütün bankalar kredi veriyor. Devlet bu işe fazla destek vermiyor. Bilen bir arıcıyla bilmeyen vurdum duymaz bir arıcının yapacağı arıcılık arasında çok fark vardır.

Mevsimlerin normal gitmemesinden dolayı koloni ölümleri ülkemizde çok oldu. Böyle bir senede arılı kovan satamadık. Kursiyer arkadaşla konuşuyoruz. Arı alacaktım bulamadım diyor. Ben de arı satacaktım satamadım diyorum. Yakın zamanda duyduğum habere göre 4 kuşak arıcılık yapan arıcının biri arıcılık müzesi kurup turizmime açacakmış. Ne güzel. Bir de arıcılık borsası kurulsa ülkemizde ne güzel olur. Arılı kovan alım satımları 3–5 firma veya kurumun elinde, senin arıyı almıyor. Arıcılığa başlayacak olana arı satmıyor.

Bal arısı diğer hayvanlar gibi her yerde kuzeyde güneyde, alçak ve yüksek yerlerde yaşayabilirmiş. Arılık yakından yol geçmeyen yer yok ki. Yol yok diyenler arılıklarına nasıl ulaşıyorlar. Gürültü olmayan arılık yok gibi. Kaç kişinin arılığı ideal arılık. Hangimizin arısı ziraat ilaçlarından etkilenmiyor ki. Hangimizin arılığına büyük ve küçükbaş hayvan uğramıyor ki. Kaç arıcının arılığı dışarıdan gelen tehlikelere karşı güvenli! Hangimizin arısından vatandaşlar rahatsız olmayıp, arılığı buradan kaldır diye şikayet edilmiyor ki? Hangimiz gerçek kovan ölçüleriyle arıcılık yapıyoruz. Bal arıları her yerde yaşayabilir ama biz kolayı tercih ediyoruz.

Bir arıcı kurs öğretmenin öğrettiği arıcılığın diğer kurs öğretmeni tersini söylüyor. Ya bize arıcılığı yanlış öğretiyorlar, ya da biz arıcılığı yanlış yapıyoruz. Tabi ki bazı arıcılar müstesna!

07 Ağustos 2007 Salı

ARI, ARICILIKLA İLGİLİ ATASÖZLERİ VE ÖZDEYİŞLER

Bayırda bağını, evinde sağımı, bahçende arını eksik etme.

Arısız bahçe, kraliçesiz saraya benzer.

Arı gibi eri olanın, cennet gibi yeri vardır.

Ya uçar kuşun (arı), ya döner taşın (değirmen) olmalı.

Dünyada arıcılıktan daha karlı ve helal bir iş olmaz.

Sineğin balı, tembelin malı olmaz.

Arı birden davar ondan türer.

Bahçesinde arısı olanın, kesesinde (altını ) olur.

Arı ile karının gezeni bulur.

Gündönümünden sonra oğul veren arıdan, anıza ekilen darıdan, kocasından sonra kalkan karıdan hayır gelmez.

Arı ile karının sırrına erilmez.

Arı kahrı çekmeyen, balın kadrini ne bilir.

Arı söğüdü, akıllı öğüdü sever.

Arıya iyi bakarsan, karına altın – elmas takarsın.

Arı nefesten, kuş kafesten hoşlanmaz.

Arı ile karıya güven olmaz.

Ata tepmez, ite kapmaz, arıya sokmaz deme,

Arıcıktan ayı bile korkar.

Arı, insanı haberi olmadan zengin eder.

Arı bal alacak çiçeği bilir.

Arı gibi konar akrep gibi sokar.

Arıyı duman, insanı iman yola getirir.

Balın olsun, müşteri bağdattan gelir

Balık suda, bal kovanda pazarlık olmaz.

Bal ile kaymak isteyen, akçasına kıyması gerek.

Bal tutan parmağını yalar.

Komşuna verecek balın, dostuna verecek arın olsun.

Ağustosta böl arıyı, zenginden al karıyı.

Balsız petekte arı, aşsız evde karı durmaz.


Sonu –cılık ile biten işten hayır gelmez.

ÖZÜR..
Yukarıdaki atasözleri ve özdeyişlerden bayanları aşağılama gibi anlamlar çıkaranlar varsa onlardan özür dilemek istiyorum. Toplumumuzda mutlaka ki çürük yumurtalar vardır. T.c. anayasasına göre kadın erkek eşittir. İslam dini de kadınlara çok önem vermiştir. Peygamberimiz (s.a.v.) de cennet kadınların ayağı altındadır demiştir. Kadınlar öncelikle çocuklarımızın anasıdır, anamızdır, ablamız kardeşimizdir, eşimizdir. Arıcının en büyük yardımcısı eşidir. Her başarılı erkeğin arkasında bir bayan vardır. Özellikle arıcılıkla uğraşan bayanlardan çok çok özür dilerim.

06 Ağustos 2007 Pazartesi

BALIN FAYDALARI

Yüce Kitabımız Kuran-ı Kerimde ‘Rabbim Balarısına’ dağlarda ağaçlarda ve hazırlanmış kovanlarda yuva yap sonra her çeşit bitkiden ye sonrada (bal yapman için)Rabbinin gösterdiği yollardan boyun eğerek yürü! diye öğretti.’Onun karnında renkleri çeşit çeşit bir içecek çıkar ki, onda insanlar için şifa vardır. Düşünen millet için bunda ibretler vardır’. Buyrulmuştur. (Nahl Süresi 68–69)
Yine Peygamber Efendimiz (S.A.V.) bal hakkında şöyle buyuruyorlar ki: —Sizlere iki şifa tavsiye ederim birisi BAL, diğeri KURAN-I KERİM okumaktır.—Her kim, her ay üç gün aç karnına bal şerbeti içerse, felç, cüzzam ve alacalık gibi hastalıklardan korunur.
—Sizlere tereyağı+bal+kimyon karışımını tavsiye ederim zira bunlar ölümden başka her derde devadır.
Balın en önemli özelliklerinden biri içinde bakteri barındırmamasıdır. Bütün canlılar yaşamlarını devam ettirebilmek için bir miktar neme ihtiyacı vardır. Bakteriler balla temas ettiklerinde nemden yoksun kalır ve yok olurlar ayrıca balın asidik tepkisi de bakterilerin yaşaması için uygunsuz bir ortam oluşturur. İnsan vücudunu etkileyen birçok mikroorganizma balda yok olur.
Bal içinde bakteri barındırmamakla kalmaz aynı zamanda bir bakteri yok edici olarak kullanılır. Örneğin Antibiyotiklere karşı dirençli olduğu bilinen MRSA ( Metisiline Reziztans Staf Aureus) bakterisinin bala karşı koyamadığı tespit edilmiştir.
Bal sayesinde tifo mikroplarını 48 saat içinde yok etmiştir. Dizanteri mikropları 10 saat içinde ölmüştür.

Şimdi de balın faydalarını maddeler halinde sıralayalım.
1-Yanıkların üzerine bal sürülür. Yanık izi kalmaz, ağrıyı giderir ve kısa sürede iyileşme görülür.
2-Bal, zeytinyağı ve gres yağıyla karıştırılıp yanan yerlere sürülür. Ayrıca tahinle de sürülebilir.
3- Bel ağrıları için; havanda dövülen kuyrukyağı ile petekli bal iyice karıştırılıp sürülür. 3 gün devam edildiğinde ağrı gittikçe azalır ve sonunda yok olur.
4-Boyun ve Sırt ağrılarında, ağrıyan yere biraz bal sürülüp, üzerine dövülmüş karabiber ekilirse ağrı derhal kesilir.
5- Mideye kuvvet verir, midedeki fazlalıkları dışarı atar mideye ferahlık verir. Sindirimi kolaylaştırır, sindirim organlarının düzenli çalışmasını sağlar. Mide ve bağırsaktaki yaraları tedavi eder.
6- Ülserli hastalardan 4 kg. balı 1 haftada yiyen ve buna 1 ay devam eden 100 hastadan 97'sinde ülserden eser kalmadığı saptanmıştır.
7-Hazmı gerektirmediği için kolayca kana geçer. Baldaki şeker, emilimi en kolay olan şekerdir. Bal, sıcak içildiği zaman 7. soğuk içildiği zaman ise 20 dakikada kana karışır. İçerdiği serbest şekerlerden dolayı beynin çalışmasını kolaylaştırır. Düşünceye berraklık kazandırır.
8-İhtiva ettiği A,B,C ve diğer vitaminler ve minerallerle insana zindelik verir. Zekanın açılmasında; Bal, ceviz, fıstık yenmesi iyi gelir. Zihin yorgunluğunu giderir, zihni geliştirir.
9-Çabuk enerjiye dönüşen hazır gıda olması özeliğiyle; yüzme, dağcılık, atletizm, basketbol, futbol, bisiklet yarışı, buz pateni, kayak, güreş gibi sporlarla meşgul olan kimselere enerji vermek ve yorgunluklarını hafifletmek için sade veya portakal suyuna karıştırılarak kullanılmalıdır.
10-Kabızlık vakalarında sıcak bal şerbeti, ishalde ise soğuk bal şerbeti çok faydalıdır. Bal şerbeti karın ağrısını dindirir.
11- Bal, mikrop öldürücü (antimikrobiyal) özelliğe sahiptir. Buda baldaki glukooksidaz enziminin varlığına bağlıdır. Bal orta ve yüksek sıcaklıkta ısıtmakla, bu enzimin aktivitesi azalacağından mikrop öldürücü etkisi de yok olur.
12-Bal limonla veya sütle içilirse nezle için çok faydalıdır.
13-Bademciklerin doğal ilacıdır. Kaynatılmış adaçayına biraz sirke biraz bal karıştırılıp önce gargara yapılıp sonra yudum yudum içilirse boğaz içindeki ağrılar geçer, bademcik iltihaplarında iyileşme görülür.
Boğaz iltihabında (faranjit-anjin)1 bardak suya, 1 tatlı kaşığı bal konup karıştırılır. Ilık ılık gargara yapılır.
14-Zatürede; Arpa suyu balla tatlandırılıp içilir.- Mersin yaprağı kaynatılıp suyu balla içilir.
15-Boğaz ağrılarında ılık nemli beze bal sürülüp, boğaza sarılırsa ağrı kısa zamanda geçer. Bir miktar tuzla karıştırılıp, devamlı içilirse balgam söktürür.
16-Bal, gül ile karıştırılıp sabah akşam yenirse Verem'e (tbc) faydalıdır.
17-Zatülcenp (akciğer zarları arasına su toplanması) Udihindi ve dere otu suyu balla tatlandırılarak içilir.
18-Baldaki inhibin maddesi de balın mikrop öldürücü özelliğini arttırır. Bu madde zararlı bakterilere su kaybettirip kuruyarak ölmesini sağlar. Bu özelliği nedeniyle bal, göz ağrılarını gidermek içinde kullanılır. Dezenfekte edilen bir şeyle yatmadan önce göze sürüldüğünde göz ağrılarını iyileştirir.
19-Nar suyuna karıştırılır göze sürme gibi çekilirse gözün keskin görmesini sağlar.
20-Bal asidoz meydana getirmez, çabuk sindirimi nedeniyle alkolik fermantasyona uğramaz. İçeriğindeki serbest asitler dolayısıyla yağın hazmını kolaylaştırır. Bal karın ağrılarını keser. Her gün muntazam bal alındığında bağırsak lekelerini yok eder.
21-Kanın temizlenmesine yardımcı olur. Kan dolaşımını hem düzenler ve Damar sertliğini yok eder. Kalp kaslarını iyi beslediği, kalbe giden damarları genişleterek kan dolaşımını kolaylaştırır. Kalp çarpıntısına devadır.
22- Bal, taze kan yapımı için gereken enerji temin deposudur. Kan yapımını hızlandırıp kansızların kan ihtiyacını giderir.
23-Anne ve inek sütünün demir eksiliğini tamamlar.
24-Zaafı giderir. Hastalıktan yeni kalkmışlara kuvvet verir.
25-İştahı açar. 1 su bardağı ılık suya 1 tatlı kaşığı süzme bal ve kahve kaşığı çörek otu konup karıştırılır günde 1 kere içilir.
26-Şerbeti içilirse damarları açar, kalp adalesine faaliyet ve zindelik verir, kalp hastalıklarına faydalıdır, diğer şekerlerin aksine, oksijen ile reaksiyona girdiğinde tam bir yanma meydana geldiği için kanda daha az atık madde bırakır.
27- Romatizmal hastalıklarda haricen kullanmak hastayı kısa sürede iyileştirir, romatizmalı yeri arıya sokturmakta faydalıdır. Bal arısının iğnesi romatizmaya iyi gelir. Zaman zaman sokturulmasında fayda vardır. hafif ateşte ısıtılmış bal mumu ağrıyan bölgeye bağlanırsa iki üç saat sonra ağrı ve iltihabın geçtiği görülür.
28- Altını ıslatan çocuklara 1–2 ay devamlı bal yedirildiğinde, çocukların büyük bir çoğunluğunun bu problemlerinin gittiği saptanmıştır. Çünkü balın sinirler üzerine olumlu etkileri vardır. Sinir bozukluğundan yakınan, uykusuz kişiler, bal yiyerek rahatlayabilirler.
29-İdrar söktürür, mesane yollarını temizler. İdrar yolları iltihaplarında; Bal 750 gr, turp tohumu 450 gr karıştırılarak yenir.
30- Çocukların ishalinde; Gül çiçeği yaprağı ile karıştırılır, çay gibi kaynatılıp içilir.
31-Bal, kalp çarpıntısından ve yüksek tansiyondan şikayetçi olanlar içinde son derece yararlı bir maddedir.
32-Özellikle Deli Bal (Kestane-Kekik balı) yüksek tansiyonu düşürür. 1 günde 1 şeker kaşığından fazla yenmemesi gerekir. Fazla yenirse tansiyonu fazla düşürür.
33- Çocuklarda kusma, öksürük, bronşit gibi hastalıklarda bal, kaynatılmış arpa suyu ile karıştırılıp içilirse hastalık tedavi edilir.
34-Balgamı keser. Bal, karaciğeri ve göğsü temizler. Bal şerbetinin hem tatlı hem soğuk olması sağlığı koruma açısından çok faydalıdır. Karaciğer ve kalp soğuk ve tatlı gıdayı sever.
35-Bal, sabah-akşam 15 gün devamlı yedirilirse sarılığın çok kısa zamanda tedavi edilmesine yardımcı olur.
36-Süte bol miktarda bal karıştırılıp içilirse tenya (şerit) parazitini düşürdüğü saptanmıştır.
37-Alerjik vakalarda, özellikle bahar alerjisine yakalanan kişiler hangi koku ve tozun kendilerinde alerji yaptığını bilir veya bulursa o çiçek balını ya da bal şerbetini yerlerse şifaya kavuşurlar.
38-Baş ağrılarında; bal ısıtılıp buharı buruna çekilirse, hastanın ağrı ve sızısı birkaç dakika sonra dinmeye başlar.
39-Diğer tatlı ve meyvelerin zıddı bal dişleri ve diş etlerini temizleyip parlatan bir macundur. Dişleri ve dişetlerini mikroplardan korur, ağızdaki yaraları tedavi eder. Şeker veya meyve yense ağız fırçalanmasa dişte feaftün (koku) olup diş çürür. Bal ise diş temizliğinde de kullanılmıştır.
40-Alaca hastası olanlar en az 2–3 ay sabah aç karnına 1 su bardağı bal şerbeti içerlerse şifa görürler.
41-Ilık çam balı günde sabah ve akşam 1'er su bardağı içilirse zayıflatır.
42-Bal, vücutta olan varis ve varis yaralarına masaj yapılarak sürülürse çok faydalıdır.
43-Balla, salatalık rendelenerek yenirse susuzluğu giderir, kanı temizler, sarılığı iyileştirir.
44-Bal mumundan bir miktar alınıp balla birlikte birkaç gün ağızda sakız gibi çiğnenirse burun tıkanıklığı ve bundan dolayı meydana gelen terlemeyi giderir.
45-Bal iyi bir koruyucudur. Bal ilaçların içine katılır, ilacı güzelleştirilir, zararlarını nötüre eder.
—Ömrünün üç bin yıl olduğu ifade edilir. Taze et balın içinde saklansa üç ay bozulmadan durur. Taze sebze ve meyveler balın içinde 6 ay bozulmadan saklanır. Zira balda 6 çeşit koruyucu sistem vardır.
46- Köpek ısırmalarına, yılan ve akrep sokmasına faydalıdır. Zehirlenmelerde; 1 kaseden büyükçe olarak içilir.
47-Bal, kozmetik sanayinde çeşitli güzellik malzemelerinin yapımında da kullanılmaktadır. Bal akşamları yatmadan önce cilt kremleri gibi cilde sürüldüğünde kırışıklıkları giderir, cildi besler, güzel ve dinç kalmayı sağlar. Kadınları son derece güzelleştirir.
48-Vücut bal ile ovulursa cilt yumuşar, bitleri öldürür. Saça sürülürse saçları yumuşatır, besler, uzatır.
49- Bal ayyaşlığı önler. Fazla alkol almış kimselere bal yedirilmesi, alkolün etkisini daha çabuk giderek, yıpranmış organ, doku ve hücrelerin çabuk kendini yenilemesi ile vücudun kendine gelmesine yardımcı olacaktır.
Her gün bir su bardağı ılık bal 1 şeker kaşığı sirke, 1 şeker kaşığı çörek otu ilave edilip içilirse balın safraya verdiği zarar sirkeyle giderilir, sirkenin bakteri öldürme özelliği, çörek otunun ölümden başka her derde deva oluşu balın şifasıyla birleşir, vücudu hastalıklardan korur, vücudu kuvvetlendirir.
50-Devamlı bal yiyen kimsede basur hastalığı görülmez.
51-Bir miktar bal, bir miktar şarap ile karıştırılıp gargara edilirse ağız kokusundan eser kalmaz.
52-Yaranın üzerine bal sürülür ve üç gün bekletilir. Bu zaman zarfında bal yemeye devam edilirse yara iyileşir.
53-Tuzlu bal balgama devadır.
54-Her sabah ve akşam üç yemek kaşığı saf bal yenildiği takdirde ses kısıklığını giderir.
55-Bal yiyenlerin cinsi cazibe ve seksüel gücü artar.
56-İleride şeker hastalığına yakalanmak istemiyorsanız hamur tatlılarında şerbeti balla hazırlayınız.
57-Mantar zehirlenmelerinde ölümü geciktirir veya zehiri yok eder.

Yukarıda saydığımız faydalar hemen bir iki kere kullanmakla görülmez. Uzun süre kullanılmalıdır.
UYARI
Balın yan tesiri hemen hemen yoktur. Fazla yenmesi safra için zararlıdır. Biraz sirke katmak bu zararını telafi eder. Deli bal tansiyon düşürür, fazla yenilince çarpar, hastanelik eder. 1 şeker kaşığından fazla yenilmemesi tavsiye edilir.
Bu bilgiler Tıbbi teşhis, tedavi ve reçete önermekte değildir. Aksine bu bilgilerin kullanımı, ilgili tıbbi uzmanın tavsiye ve onayını gerektirmektedir. Sorumluluk kabul edilmez
.
YARARLANILAN KAYNAKLAR:
1-Arıcılık kitapları
2-Arıcılık ile ilgili siteler ve bloglar
3-Modern tıbbın bittiği yerde devreye giren doğal şifa ile ilgili siteler
TÜM YAZARLARA TEŞEKKÜRLER...